Ana Sayfa / Yaşam / Uyumayan bebek sinyal veriyor

Uyumayan bebek sinyal veriyor

MUSTAFA DÖVER

 

Bebek ve çocukların uyku düzeninin sağlanması gelişimleri, vücut sıhhati açısından büyük ehemmiyet taşıyor. Uykunun diürnal (günlük) organizasyonu 24 saatlik gün içinde uyku sürelerinin tertip etmesi olarak belirtilirken uyku, hayatın ilk ayları içerisinde özellikle aydınlık-karanlık döngüleri ve sosyal ipuçları ile şekillenmeye başlıyor. Uyku insanların hayatları boyu en büyük ihtiyaç olarak günlük hayatlarında yerini alıyor.

 

Bebek ve çocuklarda uyku düzeni ile alakalı bilgi veren OMÜ Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı başkanı Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, ilk üç ayda kesintisiz uyku dönemlerinin 3-4 saat iken, 6. aydan itibaren özellikle gecelere doğru kayan 6 saatlik kesintisiz uykulara dönüştüğünü söyledi.

Bir yaş civarında gündüz saatlerinde iki sefer uyunurken, ikinci yaşa doğru günlük melatonin salgısının tertip etmesi ile gündüz uykusunun bire düşeceğini vurgulayan Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, gündüz uykusunun hayat boyu özellikle öğleden sonra saatlerinde devam edeceğini kaydetti.

Yenidoğan bebeğin günde toplam takriben 12-16 saat uyuduğunu anlatan Doç. Dr. Karabekiroğlu, “2-3 aylık bebek 3-4 saat aralıksız uyur ve beslenmek için uyanır, aktif uyku yüzde 43’e düşer. 3 aylık olduklarında çocukların yüzde 71’i tüm gece süresince uyur. 4 aylık bebekler geceleri daha uzun uyur, gündüz daha az uyur. 6 aylık süreçte günde toplam takriben 11-14 saat uyunur, 5-6 saatlik uyku döngüsünde 1-2 sefer uyanılır. Uyandıktan sonra çocukların 1/3 – 1/2’si spontane yine dalar, çocukların yüzde 84’ü tüm gece süresince uyur. 10 aylık bebeklerin yüzde 90’ı tüm gece süresince uyur, 12 aylık bebek günde toplam da takriben 10-13 saat uyur, aktif uyku yüzde 30’a düşer. 2 yaşında günde 10-12 saat uyku düzeyine ulaşır” dedi.

Uyku gelişimi bozuklukları ile alakalı bilgi veren Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, uyku bozukluklarının tüm yaş gruplarında çok sık görülen ve her yaşta kişinin günlük işlevselliğini, dikkat ve öğrenme yeteneklerini bariz olarak bozabilen meseleler olduğuna vurgu yaptı.

 

Uyku bozukluğunun hatırlama sorunları, sinirlilik, duyusal hassasiyette artış göstereceğinin üzerinde duran Doç. Karabekiroğlu, “Çoğu ebeveyn için küçük çocuklarında görülen uyku problemleri oldukça sıkıntı verici olmaktadır. Bir, iki yaşları arasında geceleri sık sık ağlayarak uyanma, 2-3 yaşları arasında da uykuya dalma zorluklarına sık rastlanır. Çoğunlukla bu meseleler objektif bulgular değil, anne-babaların şikayetleridir. Normal bir büyüme ve gelişme gösteren bebeklerde bu meseleler sıklıkla, mizaç özellikleri, bağlanma biçimi, anne-babanın stres düzeyi ve annenin depresyonu ile ilişkilidir. Normal gelişimi olmayan çocuklarda ise sıklıkla nörolojik, fiziksel anormalliklerle ilişkili olabilmektedir” diye konuştu.

Uyku sorunlarının altında pek çok faktörün yatabileceğini ifade eden Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, gastroesofajeal reflü, uyku apnesi, çeşitli akciğer patolojileri, nörolojik problemlerin yanı sıra annedeki stres düzeyi, gebelik dönemi depresyonu, aile içi sorunlar, çocukta zor mizaç, duygusal aşırı tepkisellik ve bakım vericiler arası uyku ritüelleri uygulamalarında tutarsız davranışların uyku problemleri ile ilişkilendirilebileceğine dikkat çekti.

 

Uykuya dalma problemleri olan çocuklarda daha fazla anksiyete ve duygusal sorunların, daha bariz dikkat ve konsantrasyon sorunlarını bildirdiğini ifade eden Karabekiroğlu, “Süt çocukları uyku örüntüsü açısından ikiye ayrılabilirler. Ebeveynlerine ikaz yollayanlar, kendi kendilerini sakinleştirebilenler.

 

Uyanıp, ağlayarak ebeveynlerine ikaz yollayanlar beşiklerine ekseriyetle uykulu olarak koyulmakta ve emzik, oyuncak bebek gibi uyku yardımı almamaktadırlar. Çocuğun hangi odada yattığı, yatmadan önce uygulanan ritüeller oldukça belirleyicidir. Gürültülü bir ortamda, özellikle TV sesinin varlığında uykuya dalma zorluğu olacağı açıktır. Ayrı olarak dikkat ve konsantrasyon sorunlarının varlığı, çevresel uyaranların filtre edilmesini daha da güçleştirecektir. Öte yandan, ebeveynle aynı yatakta yatmak özellikle ileri yaşlarda çocuklarda tensel uyarılmalara ve çeşitli dürtülerin yaşanmasına neden olabilmektedir.

 

Bu çocuklar bu dürtüleri boşaltmak için ebeveynlerine gün içinde daha agresif davranışlar gösterebilmektedirler. Beraber yatma davranışı hudut koyma ve disiplin sağlamada güçlükleri pekiştirecektir. Bazen uyku problemleri ile müracaat eden olgularda ayrılma, bireyselleşme, fiziksel ve duygusal sınırların oluşturulması üzerine çalışmak ihtiyaç duyulan olmaktadır” şeklinde konuştu.

Karabekiroğlu, kendi kendini sakinleştirebilen bebeklerin uyanık olarak yataklarına konulduğunu, uyandıklarında ise yanlarındaki emzik veyahut bebek ile tekrar dalmalarının kolaylaştığını, uyku düzeninin çocuklar için büyük ehemmiyet taşıdığını da sözlerine ekledi.

Bir önceki yazımız olan Türkiye yaşlanıyor başlıklı makalemizde haber, haberler ve türkiye hakkında bilgiler verilmektedir.

Hakkında admin

Bu habere de bakabilirisiniz

İlişkiniz tekdüze mu? İşte yapmanız gerekenler…

İlişkiyi monotonluktan kurtarmak için neler yapmalıyız? İletişim Danışmanı ve Hayat Koçu Hande Akın Cevapla.tv için …

.